Ortada bir güven mi var ki, güven arttırıcı önlemler gelecek görüşmeler için umut verecek!
Rum yönetimi bugüne kadar hangi konuda güven telkin etti ?
Rum’un tek stratejisi, çöktüğü ve sahip olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yönetimine tekrar Türkleri ortak yapmamak.
Bunca yıldan sonra siz zannediyor musunuz ki, Rum Yönetimi Türklerin ada üzerindeki hakları konusunda tavizkar davranacağını !
ABD ve AB’ni arkasına alan Rum Yönetimi, garanti anlaşmalarına aykırı olarak yabancı ülkelerin askerlerine hangi maksatla askeri üs verebiliyor ?
Ada da yasal olarak İngilizlerin, Yunanistan’ın ve Türkiye’nin askerleri bulunabilir garantör olarak.
Bunların dışında, Fransız, İtalyan ve Alman askerleri ve üsleri hangi hakla ada üzerinde yer alabiliyor ?
İsrail askerler ile Rum Milli Muhafız askerleri hangi anlaşmalara göre tatbikat yapabiliyor ?
Tüm bu soruları sorabiliyor mu Erhürman Hristodulidis’e.
Soramaz, bunların soramadığın sürece sen hangi haklarını ortaya koyarak kafa tutacaksın Hristo’ya Erhürman.
Ana yemekten önce zaman kazanmak için masaya servis yapılan mezeler gibi, Erhürman—Hristodulidis görüşmesinde ortaya 10 maddelik GAÖ dizisi sürülmüş. Nedir bunlar ya çocuk kandırır gibi.
Esas ana meseleye gelin bir an önce.
Sorun Hristo’ya kısaca;
Olası bir federasyonda Türk kimliğinin ve Türk Toplumunun yeri nerede olacak ?
Kuzeydeki Türk Toplumunun şu andaki nüfusu Rumlara göre itiraz konusu olacak mı ?
KKTC kimliği alan vatandaşların durumu olası federasyonda ne olacak?
Federasyonda TC Bayrakları dalgalanacak mı?
Rumlar tarafından topluca katledilen Kıbrıs Türklerinin anma günleri ve 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı günü kutlanacak mı?
Federasyon olunca AB toprağı sayılacak tüm Ada’ya Türkiye’den geliş ve gidişler kısıtlanacak mı?
Türkiye’den yapılan ithalat ürünleri Rum denetimine mi takılacak ?
Daha bunlar gibi sayamadığım yığınla belirsiz soru ve açıklanması gereken bilinmeyenler.
Bugüne kadar, her fırsatta Kıbrıs Türkü’ne ambargo uygulayarak mağdur eden Rumların GAÖ başlığı adı altında Türklere şirinlik mi yapacağını sanıyorsunuz.
Yahu, Perşembe günü Erhürman ile görüşeceği 10 gün önceden belirlenen Rum lider Hristodulidis, görüşmeden bir kaç gün önce Türk katili cani Grivas’ın liderlik ettiği EOKA müzesinin açılışını yaptı.
Müze açılışında Grivas’ın resmi yanında makineli tüfekle poz verdi. Bu görüşmeden tam üç gün önce gerçekleşti bu olay.
Müzenin açılışında bir de konuşma yapan Hristodulidis, Türkleri, Türk olduğu için 2 aylık bebekleri acımadan katleden aşağılık terör örgütü EOKA için, “EOKA ruhu hala diri” dedi.
Nasıl olacak bu iş ?
Sadece zaman kaybı ve boşa kürek çekme.
Bu Rum kafasıyla, bu adada gerçekten adil ve eşit yönetimden geçen bir birliktelik ummak ölü gözünden yaş akmaya benzer, kendinizi kandırmayın, biz kanmıyoruz bilesiniz.
Bu ilk görüşmeydi, anlayacağınız “cicim ayları” misali.
Hiç mi umudun yok diyenlere yanıtım ;
Evet bu Rum kafasına hiç umudum yok, yaşanmış tecrübeler bunun en güzel kanıtı.
Bırakalım Erhürman ve Hristodulidis, varsın oyalansınlar biz ülke meselelerine odaklanalım, KKTC’ni güçlendirmek için liyakatlı, bilgili, becerikli insanları görevlendirerek halka hizmeti sağlayarak devletimize güven duygusunu artıralım.
Bakın Türkiye’den her konuda maddi ve manevi destek geliyor. Yeter ki bunları heba etmeden kalkınma için kullanalım.
Devleti yıkıp, Rum’a yama olmak için can atan İçimizdeki İrlandalılara fırsat vermeyelim.
Benden söylemesi son olarak,
Ne demişler ;
“Görünen köy klavuz istemez”
Sahip olduğunuz devletimize sahip çıkalım, hep beraber….