SON EKLENENLER
Merkez Antakya ilçesinde sağanak nedeniyle çöken evdeki 1 kişi ile çöken yoldan düşen otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti, istinat duvarının çökmesi sonucu 5 araç hasar gördü. Samandağ’da tüm okullarda, Antakya’da 5 okulda eğitime ara verildi. Hatay Kentte akşam saatlerinde başlayan sağanak gece etkisini artırdı. Yağış nedeniyle Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yamaçta...
21.05.2026
0
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir.” dedi. İzmir Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katıldı. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört...
21.05.2026
0
Yüksek Adliye Kurulu’nun “2025 Yılı Raporu” ve Yüksek Mahkeme’nin “Mahkemelerin 2025 Yılı Faaliyet Raporu” yayımlandı. Yüksek Mahkeme’den yapılan açıklamada, bu raporlara mahkemelerin resmi internet sitesinden ulaşılabildiği belirtildi.
21.05.2026
0
Örgütler fiyat farkının canlı hayvan fiyat farkından kaynaklandığını belirtti Lefkoşa, 21 Mayıs 2026 (TAK): Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) ile Kasaplar Birliği, Güney Kıbrıs ile KKTC’deki et fiyatları arasındaki farkın kapatılması için karkas et fiyatının sübvanse edilmesini istendi. KTEZO ile Kasaplar Birliği et fiyatlarının Güney Kıbrıs’tan daha pahalı...
21.05.2026
0
Sağlık Bakanlığı, Ercan Havalimanı’nda tespit edilen embriyoların, onaylanma süreci tamamlanmadan ilgili firma tarafından yurt dışına çıkarılmaya çalışıldığını belirtti.     Sağlık Bakanlığı, “Söz konusu olay; onaylanma süreci tamamlanmadan embriyoların yurt dışına çıkarılamaya çalışılmasından ibarettir. Konuyla ilgili detaylı araştırmalar yapılmaktadır. Tüp bebek merkezlerinin planlı kontrolleri sürekli devam etmektedir.” dedi. Sağlık Bakanlığı, “dört...
21.05.2026
0
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı doğal gaz tedarik imkânı sağlayacak doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik bir anlaşmanın hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere farklı alternatifler üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Doğal gaz konusunda başlattıkları teknik çalışmaları tamamlayarak, kısa süre içerisinde yatırım aşamasına geçmeyi öngördüklerini kaydeden...
20.05.2026
0

İfade özgürlüğü mü, hakaret etme lüksü mü !

Yayınlama: 27.01.2026
Düzenleme: 27.01.2026 18:46
46
A+
A-

İfade özgürlüğü adı altında, bunu istenilen veya hedefe oturtulan kişi veya kurumlara karşı hakaret etme özgürlüğüne çevirmek ne yasal ne de etik normlara uygundur.

Hele çağımızda teknolojinin bu kadar ilerlediği, yapay zekanın istenilen düzeyde adeta bir silah olarak kullanıldağı bir ortamda sınırsız ifade özgürlüğü kabul edilir değildir.

Özellikle de ülkemizde basının istediğini yazma ve yayınlama özgürlüğü varken, ifade özgürlüğü adı altında leke çalma ve hakaret etme olağan hale geldi. İsteyen istediğine kara çalıp hakaret ederek sosyal medyada yayınlıyor. Buna ciddi anlamda da bir yaptırım yok.

Ha sana sosyal medyada tehdit mi etti ! gidiyorsun polise, gösteriyorsun sosyal medya paylaşımını polis diyor ki: “Bunun takibini yapamam”.

Neden !

Çünkü, açık bir şekilde sosyal medyada yazılmış, yani herkesin göreceği biçimde, yalnız sana özel mesaj gönderirse bu tehdide girer. Evet aynen böyle. Zira benim başıma geldi, herif resmen paylaşımımın altına beni tehdit edercesine yazdı. Gittim polise bir şey yapamam dedi. Ben ısrar edip kayıt aldırdım ama takibini yaptıramadım.

İşte aynen böyle, ülkemizde hakaret özgürlüğü var ve bunun kesinlikle kısıtlanması gerekir, ha bunu da ifade özgürlüğü dersen aynen “pes doğrusu” derim.

Yahu ülkemizde, bu ülkenin değerleri arasında bulunan, güvenliğimizi sağlayan değerimiz olan Girne’deki bir askeri sosyal tesise, afedersiniz ama ben buraya yazmaya utanıyorum, gazeteci kılıklı herifin biri sosyal medya yazısında veya gazete parçasının köşesinde “genelev” diye hakaret ediyor ve bunu ifade özgürlüğüne bağlıyor.

Vay be ifade özgürlüğüymüş !

Ben de ona kan grubunu sorsam, bu da ifade özgürlüğü olur mu! Neden olmasın, hadi biri bana yanıt versin. Gerçi o herif yargılanıyor, pek medyada da ses bulmuyor çünki belli bir tayfası var. Ama eninde sonunda yargının ona hak ettiği cezayı vereceğine inanıyorum.

Hiç kimsenin bir başkasının özgürlük alanına girerek yaptığı yazı ve paylaşımlarda o kişiye hakaret ederek bunu ifade özgürlüğüne çevirme hakkı yok.

Herkes, kim olursa olsun “haddini bilmeli” ben dahil.

Özellikle federasyoncu medya ve sivil toplum örgütleri bu işin başını çekiyor. İstiyorlar ki, medya koruması altında yazılan, yapılan tüm paylaşımlar ama ne olursa olsun ifade özgürlüğü kapsamında olmalı ve yasayla sınırlanmamalı.

Neyse ki Yüksek Yayın Kurulu. Bu konuda şikayetleri değerlendiriyor ve eğer canlı yayında yasalara aykırı bir paylaşım veya hakaretvari sözler söylenmişse, YYK kurallarına göre cezayı kesip gönderiyor, kademeli olarak.

 Canlı yayında karşısındaki kişiye veya telefon bağlantısında “yalan söylüyorsun” dediğinde. Bu kesinlikle Yüksek Yayın Kurulu’nun cezai müeyyidesine girer. Ben ve arkadaşlarım bu konuda Yüksek Yayın Kurulu’ndan hatırı sayılır cezalar aldık. Hatta bir dönem şahsen ben Yüksek Yayın Kurulu’nun ceza rekorunun başında geliyordum.

Diyeceğim o ki, ifade özgürlüğüne evet ama bunu hakaret etme lüksüne çevirmeye hayır.

Bende bir gazeteci olarak ortaya, kanıtlayamadığım bir olayı haber olarak atayım ve kenara çekileyim. Karşımdaki kişiyi zan altında bırakıp, belki binlerce kişi tarafından yanlış anlaşılmasına sebep olayım ama bu gerçek olmasa da adı ifade özgürlüğü olsun. Yok böyle bir şey !

Ülkede 2002 yılından beri belgesel tadında tarihi yerlerimizin tanıtımı için haftalarca program yaptım, ülkemizin kanayan yarası trafik için onlarca hafta program yaptım dikkat çektim, araştırma tarzında haberlere imza attım. Canlı yayında rüşveti ortaya çıkararak ilk defa canlı yayında bir Başbakanın (Allah rahmet eylesin İrsen Küçük) yayınıma bağlanarak rüşvet aldığı iddia edilen müdürü görevden aldığını açıkladı.

Ama yaptığım tüm haberlerin arkasında kanıtlanmış belge ve bilgiler mevcuttu, bakanına, belediye başkanına kadar bana dava açıldı, hepsini de ispat ettim. Ancak bunların hiç biri kişisel çıkar ve menfaat uğruna yapılan işler değildi.

Ancak, şu küçük ülkede artık kimin basın ve medya kuruluşu veya gazeteci olduğuna dair ahlaklı duruş kalmadı. Evet kesinlikle böyle. Medya tetikçiliği aldı başını gidiyor.

Bu ülkede reklam almak için bazı kurum ve kuruluşları karalayıp sonra da dize getirip reklam parası alan gazeteci kılıklı muteber gazeteciler var. Bu ülkede 23 yıldan beri gazetecilik yaşamımda neler gördüm bilseniz, hele hele böyyük salon gazetecileri.

Yahu istediğini alamayan bir medyanın ülkenin değerli tarihsel Vakıflar İdaresi’ni ve başındaki müdürü nasıl hedef tahtasına koyup karalama kampanyasına başladığını elimdeki belgeyle ispat ettim ve tehdit aldım bu gazete patronunun ailesinden.

Neler gördük neler, hatta şu anda bile sosyal medyayı ve gazetelerini kullanan gazeteci kılığına girmiş bazı tetikçiler, belli çevrelerden aldığı “aferin” yağlarıyla neler yaptığını izliyoruz.

“Çamuru at izi kalsın” adı da ifade özgürlüğü olsun.

Yok kardeşim herşeyin bir sınırı var.

Ben bu yazıyı birilerini desteklemek veya ifade özgürlüğünün kısıtlanmasını sağlamak için yazmıyorum. Biliyorum birileri bu yazımı farklı yönde kullanarak bana da atarlanacak, olsun “bu da onların zeka yapısıyla ilgili” derim, güler geçerim.

Hiç kimsenin bir başkasının özgürlük ve hakkaniyet alanına girmeye hakkı yok. Ancak bir gazeteci mesleğinin gereği olarak, başta cumhurbaşkanı, başbakan, bakan olmak üzere herkes hakkında haber yapma hakkı var. Ancak bunu elindeki bulgu ve belgelere dayamalı. Yani ispat etmeli ve bu ispatı da topluma göstererek ikna etmeli, sonra da görev polis ve yargının olmalı.

Tüm bunların dışında birilerinin hatta bazı STK’nın yaygara kopararak, “ifade özgürlüğü” kısıtlanamaz diyerek sokaklarda kaos çıkararak, toplumu manipüle veya algı operasyonlarıyla yönlendirmesi kabul edilemez.

Bunları yaparsanız bu “ifade özgürlüğü değil,  adeta “hakaret etme özgürlüğü” olur.

“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” demiş atalarımız.

Ne de güzel söylemiş..

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.