İlla ki iktidar olmak için uğraşan CTP halktan ümidini kesince sırtını sendikalara dayamaya başladı.
Aylardır erken seçim çığırtkanlığı yapan, sokağa inme hazırlıkları yapan CTP, ne yazık ki sokaktan destek göremeyince, hayat pahallılığı olaylarını fırsat bilip sendikalarla dayanışma içine girdi.
İktidar olabilmek için Türkiye’ye dahi gidip oradaki AK Partililerle de görüşen CTP o ki, aradığı desteği AK Partiden göremedi, hüsrana uğradı.
E AK Parti de öğrendi CTP’nin samimi olmadığını, iktidara gelebilmek için gülücükler dağıttığını. Oysa biz zamanında söylemiştik, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclise geleceği zaman tası tarağı toplayıp kaçarken, yapmayın dedik, siyaset uzun soluklu bir iştir, günlük karar ve hissiyatla bu iş olmaz dedik ama dinletemedik.
O zaman da parti başkanı Tufan Erhürman’dı.
CTP’li vekillerden, başta Şahali ve Akansoy olmak üzere sürekli sendikacılarla yakın temaslarını sürdürüyor. Adeta akıl veriyor ve eylemci başı gibi davranıyorlar. Ha bu arada Ongun Talat’ın da hakkını yememek lazım o da sendikal eylemcilerle, yan yana, kol kola polislere karşı dururken biber gazı da yemekten kendini alamadı.
Başta Tıp-İş olmak üzere, öğretrmen sendikaları, KTÖS, KTOEÖS, EL-Sen, Basın Sen, Tel-Sen, KTAMS CTP ideolojisine yakın, federasyonu destekleyen ayrılıkçı sendikalar. Bu sendikalara üye çoğunun, CTP ile organik bağları olduğunu bilmeyen yok.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, eski Tıp-İş Başkanı olduğunu, oradan siyasete sıçradığını biliyoruz. CTP iktidarında ne Tıp-İş ne KTÖS ne KTOEÖS ne de KTAMS ve El-SEN, Tel-Sen hiç greve gitmediler. Grev yapacak o kadar çok neden varken.
Erhürman’ın dörtlü koalisyonunda sel felaketinde, Erhürman’ın Ulaştırma Bakanının törenle, güvenli ve emniyetli diye açtığı yol sele maruz kalınca 4 gencimiz feci şekilde hayatını kaybetti. Sonradan çıktı ki, yol kenarında sel suları için kanal yapılmamış. Yani proje hatası olduğu ortaya çıktı mı !
Atanmış Sağlık Bakanı Filiz Besim, hastanelerde yaşanan ölümlere karşı çaresiz kaldı ve bir yanıt veremedi. Hastaneye ayakları ile gelen hastaların tabutları çıktı hastaneden, ilgisizlikten.
Tıp-İş eylem yaptı mı !
Bakana tek laf söyletmediler, üstelik nasıl ki Üstel Hükümeti’nin Dışişleri Bakanına atanmış bakan diyen CTP’liler, 2018’deki iktidarlarında, Erhürman’ın Başbakanlığı’nda, birilerinin hatırı sayesinde Filiz Besim dışarıdan atanarak sağlık bakanı yapıldı. Yalan mı ! Birisine laf söyleyeceksen önce kendine bakacaksın.,
Yahu çıkmış CTP Başkanı İncirli, UBP-DP-YDP koalisyon Hükümeti’ni kasdederek, “bunlar halk desteğini kaybettiler” derhal erken seçim diyor.
Nereden anladın halk desteğini kaybettiğini ey İncirli !
Cumhurbaşkanlığı seçiminden bahsediyorsan, o seçimin konjektürü bambaşkaydı.
Bu yazıyı okuyorsan eğer İncirli, sana halk desteğinin en bariz örneğini verebilirim.
7 Ocak 2018 de, Tufan Erhürman başkanlığında seçimlere giren CTP’nin seçim için kullandığı sloganlar arasında “Bu sistem değişecek” ve “ Çalışır yaparız” en çok kullanılanlar arasındaydı. Erhürman da, “sosyal dönüşüm” ve “kurulmuş düzenin değişimi” sözünü vermişti. Ve Hüseyin Özgürgün Hükümetini de en fazla yolsuzluğa, hukuksuzluğa karışan hükümet olarak suçlayarak seçime girdi.
Seçime girildiğinde CTP’nin 21 milletvekili, UBP’nin ise 14 vekili vardı. Seçim sonucunda CTP 9 vekil kaybederek 12 ye düştü. UBP ise 7 vekil kazanarak 21 sayısına ulaştı.
Kısaca bu seçim CTP için bir hezimet oldu, halk destek vermedi, kümeye düşürdü değil mi Sıla Usar İncirli ! Hani halk desteği diyorsun ya !
Ama ne oldu !
Biz zannettik ki, partisinin oylarını yarı yarıya düşüren Erhürman onurlu bir şekilde, istifa edecek.
Hiç öyle olmadı, hatta pişkin, pişkin Lefkoşa’nın tarihi surlariçi restoranlarında kirli koalisyon pazarlıkları yapıldı, hiç utanılmadan.
Hatta, UBP ile görüşmeye dahil, “çay içmeye bile gitmeyiz” dendi ve dörtlü koalisyon kurularak, “Kaybedenler klübünün” iktidarı ülkede ancak 18 ay hükümetçilik yaptı.
Bu 18 ayda, bana göre ülkeye verdikleri ne vardı derseniz, koca bir hiç.
Yani demem o ki, CTP bu zihniyetle bu ülkeye hiç bir şey veremez, vermez de. Zaten bu cumhuriyet kurulduğunda Rumla ağlayanlardan ne beklersiniz bu ülkenin geleceğine dair.
1 Nisan günü güneyde Rum kesiminde, yine Türklere ölüm yağdıran sloganlar, öğrencilerin EOKA yürüyüşleri, liderleri Hristodulidis’in EOKA’yı anma ve yaşatma sözü vermesi, Yiğitler Burcu’ndan bize atılan molotof ve taşlar tüm basında yer almışken, CTP’nin yazılı ve görsel basınında bir tek kelime olsun yayınlanmadı.
Hadi Rumlara laf söyletmiyorsunuz, EOKA’ya da mı söyleyecek sözünüz yok ey CTP’liler, ey Sıla Usar İncirli !
Dut yemiş bülbüle döndünüz 1 Nisan sonrası, bu azgın EOKA’cı Rumlarla, bu EOKA sevicisi Hristodulidis ile mi federasyon kuracaksınız !
Sanki 1 Nisan’da bunlar hiç yaşanmadı, Tanrı aşkına bir laf söyleyin be !
Bu kadar mı duyarsızsınız !
İlk-orta-lise çocukları ellerinde EOKA ve Yunan bayrakları ile, sloganlarla, Türklere ölüm diye yürüdüler, tınınız çıkmadı, bu nasıl iştir.
İnanın yarın iktidara gelin, yemin billah üç ay sonra kamu maaşlarını ödeyemezsiniz. Daha önce de hatırlarsanız, iktidarlarınızda taksitle bir ödeme planı yapmıştınız.
Vallahi Türkiye bana sorsa sizin iktidarınızda , derim ki, “Hiç karışmayın, ne haltları varsa görsünler” derim. Gerçi Türkiye sizin Rum AKEL ile flörtünüzü, ortak federasyon tezinizi benden iyi biliyor.
Ne yazık kii, bu meclis olaylarında sendikalarla birlikte sanki sokak çatışmaları gibi, sağ duyudan uzak davranmanız halk nezdinde de değer bulmadı bilesiniz.
Yahu KKTC Azerbaycan’da Türk Devletleri ile birlikte aynı masada dayanışma içinde güzel görüntüler verirken, bunda bile gazete ve televizyonunuzda bir satır yer almadı. Siz kime hizmet için çalışıyorsunuz !
Ben şahsen Azerbaycan’dan bayrağımızın o masada dalgalandığını gördükçe onurlandım ve bir o kadar da gururlandım. Belli ki sizde o duygulardan eser yok yazıklar olsun.
Siz sırtınızı halka değil sendikalara dayamaya devam edin, yoksulluk eylemi sonrası range-roverına binip giden sendika başkanı gibi, herkes yaşanılanları görüyor, bilesiniz…