Bunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erhürman’ın 6 Nisan’da görüşeceği Rum lider Hristodulidis.
Gel de buna “barış dili” ile yanıt ver göreyim.
Bugün 1 Nisan, terör örgütü, binlerce Türk’ün, kadın ve çocukların katili aşağılık EOKA’nın kuruluş günüymüş. Güneyde coşkulu törenlerle kutlandı ve o törenlere çocukları da alet ettiler. Rum çocukların ellerine verdikleri Yunan bayrağı ve EOKA yaftalarıyla yürüyüşler gerçekleştirildi.
Yine Türklere hakaretler edildi ve bir çok tehdit dili tüm gün sürdü. Güneyden gelen görüntüler aslında dehşet verici.
Neden mi !
Öyle bir nesil yetiştiriyorlar mi, gerçekten endişe verici. Güneyde Rum gençliği başta Rum Ortodoks Kilisesi tarafından küçük yaşlarda Türk düşmanlığı körükleniyor.
İlk ve orta dereceli okullarda, Türkleri baş düşmanları olarak gösteren, hatta ders kitaplarına kadar işlenen figürlerle, genç çocukların beyinlerine kadar işleniyor.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de bunlardan kalır yanı yok, her fırsatta EOKA ve kurucuları başta katil aşağılık Grivas olmak üzere anma törenleri düzanlenip, sloganlar atılıyor.
Bununla da kalınmıyor, Yunanistan’dan gelen üst düzey devlet yöneticileri de her geldiklerinde Türkiye’yi ve Türk askerini işgalci gösteren açıklamalara imza atıyorlar. Daha da ileriye götürdükleri düşmanlığı Avrupa Birliği’nden gelen yetkilileri, ara bölgeye götürüp, sanki olanların sorumlusu Türkler diye propoganda yapıyorlar.
Bugün yine 1 Nisan etkinliklerinde konuşan, Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüşmeler gerçekleştiren Rum Yönetimi lideri Hristodulidis bakın neler dedi:
“Ulusal Kurtuluş Mücadelesi” diye nitelediği aşağılık terör örgütü EOKA’nın anısının kollektif hafızada canlı tutlması gerektiğini ifade eden Hristodulidis, “EOKA eylemlerinin ve o dönemin fedakarlıklarının çocuklara ve yeni nesillere aktarılmasının zorunluluk ve görev olduğunu” iddia etti.
Hristodulidis, erdem ve cesaretin derin bilgi, her şeyden önce de kendini, yani gerçek tarihini bilmeyi gerektirdiğini” öne sürdüğü mesajında, şöyle dedi;
“Bu, Kıbrıs sorununun çözüm çabaları açısından olumsuz işlemez, çünkü olası bir çözümün uygulanabilirliği kendini geçersiz kılmaktan değil, büyük ölçüde her bir bireyin tarihi kimliğine saygıdan geçer.”
Bu son açıklaması gerçekten dehşet verici Hristodulidis’in. Tabi buna ben yanıt verecek değilim ama şu saate kadar bekledim, Sayın Cumhurbaşkanımız Tufan Erhürman’ın hristodulidis’in bu sözlerine karşı bir yanıtını göremedim.
Gerçi Rum lider Hristodulidis bu açıklamaları yaparken Sayuın Cumhurbaşkanı fidan dikme eylemindeydi, o yüzden takip edememiş olabilir, mazur görebiliriz. Ama bu Hristodulidis’in sözleri yenir, yutulur cinsten değil gerçekten.
Resmen Cumhurbaşkanı Erhürman’a hitaben söylüyor, çözüm için kahraman dediği aşağılık EOKA cı örgüt başlarının tarihi kimliğine saygı duyacaksınız diyor.
Yoksa ben mi yanlış anladım !
EOKA’nın kanlı eylemlerini kahramanlık olarak niteleyen Hristodulidis, “o dönemin fedakarlıklarını çocuklara ve yeni nesillere aktarmaktan” söz ediyor.
Ve benim oy vermediğim ama bu toplumun seçtiği Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman hala daha sessiz kalarak “barış dili” diyerek, Rum lideri daha da cesaretlendiriyor.
İçinde bulunduğumuz coğrafya adeta ateş hattında, neredeyse üstümüzden füzeler geçecek. Ekonomi savaş yüzünden allak bullak, petrol fırlamış, Avrupa ülkeleri dahi ekonomik sıkıntı yaşar. Hatta bugün izlediğim Avrupa haberlerinde İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde insanlar benzin kuyruğunda, belli ki ağır bir ekonomik krize giriliyor ama bizim ülkemizde sendikalar hükümetin ekonomik bazı tedbirlerine karşı ortalığı savaş alanına çevirdi.
Ortalığı sakinleştirecek yerde Sayın Cumhurbaşkanı Erhürman, ülkenin Başbakanına sosyal medyadan parmak sallıyor ve polemik başlatıyor. Ardından ana muhalefet ve sendikalar Cumhurbaşkanına sosyal medyadan övgüler yağdırıyor. Bravo, çok iyi söyledin, helal olsun !
Başbakan Azebaycan’a ülkemiz için çok önemli sayılabilecek bir etkinlik için gitti ve temaslarda bulundu.
Türk Devletleri Topluluğu’nda yer almak, KKTC’nin gelecekte tanınması için çok önemli yol taşlarından sayılır. Orada Türk devletleri ile saygıdeğer temaslarda bulunmak, iyi ilişkiler kurmak, KKTC’ni daha da ilerilere taşır.
Sayın Cumhurbaşkanı, buralardan ta Azerbaycan’daki Başbakan Ünal Üstel’e laf yetiştirmek yerine, devlet ciddiyetiyle orada temasta bulunan liderlere iyi niyet mesajları gönderebilirdi. Türk olmak bunu gerektirirdi.
İşte 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın farkı burada ortaya çıkıyor.
O koltukta Ersin Tatar olsaydı, şimdiye kadar 50 kere ağzının payını vermişti hadsiz Rum’un.
O koltuk böyle zamanlarda, fidan dikme eylemleri yapma değil, senin toplumuna hakaret edene ağzının payını verme yeridir. Bırak hanımefendiler fidan dikme eylemlerini yaparlar.