Benim bildiğim bileli, CTP parti gibi değil sokaklarda eylem yapan fraksiyon örgütü gibi davranıyor. Yaklaşık 23 yıldır izlediğim, takip ettiğim CTP den bahsediyorum.
Haklarını da yememek lazım, muhalefeti cazgırca çok güzel beceriyorlar ama iktidara gelince süt dökmüş kedi gibi pısıyorlar. Geçen de konu edinmiştim, son 23 yıllık süre içerisinde en az dört kere iktidar oldular, en uzun iktidarları 2003-2009 yılları arasında CTP-DP ve CTP-ÖRP zamanında süre geldi tam altı yıl. İktidarları süresince aklımda kalan tek bir yararlı icraatlarını göremedim.
Telekominikasyon ihalesi için yapılan meclis görüşmelerinde, CTP’nin iktidarı konuşturmama, özellikle izledim, Başbakan Ünal Üstel kürsüye çıktığında, sıralardan sataşarak, gürültü ederek yaygara çıkaran CTP li vekiller, mecliste muhalefet ettiklerini zannediyorlardı.
Sonra bir ara CTP başkanı Sıla Usar İncirli çıktı kürsüye, UBP lileri dışarıya davet etti, dışarıda halk var gelin onlara konuşun dedi. İçimden adeta güldüm.
Halk nerede !
Yahu dışarıda 30-40 kişi var ya da yok, sendikaların yönetim kurulları gelse, daha kalabalık olurdu.,
Dışarıda bana göre, CTP nin sırtını sıvazlayan sendika ağalarının bindirilmiş kıtaları vardı. Yahu eylemin de bir ciddiyeti olur. Ne o ya, sendika ağalarının birbirlerine şımarıkça şakaları, gülüşmeleri, kendilerini panayırda zannediyorlar galiba. Gayri ciddi, bir eyleme imza attılar.
Kimdir be bunlar, bu sendikalar dersek, KTÖS-KTOEÖS-EL SEN-KTAMS-KAMUSEN-TEL SEN ve ağaları.,
Hak aramaya gelen öğretmen sendikaları, KTÖS-KTOEÖS okullarda grev ilan ederek, çocukların eğitim hakları gasp etti. Ne hakları var !
Hep birlikte “Bremen Mızıkacıları” hükümet istifa teranesini çığırdılar, amaçları belli, kuzeyde otorite boşluğu yaratmak, istikrarsız bir KKTC devletini ifşa etmek. Tam da Rum’un arzuladığı cinsten.
Sadece CTP değil, bu ülkede yapılan icraatlara başından karşı çıkmak. Bu saydığım sendikalar başı çekiyor, yıllardan beri.
İlk geldiğimde Ada’ya, şu pankartı görmüş bayağı yadırgamıştım, “Ey Türkiye, ne memurunu, ne askerini ne de paranı istemiyoruz, defol”
Ha ikide bir de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği önüne gidip, “işgalci Türkiye” pankartı asıyorlardı.
Ulan siz kimsiniz diye içimden geçiriyordum !
Rahatınız yerinde, maaşlarınız tıkırında (sendika ağaları),
Sendika koltuğuna bir oturdunuz mu, yıllarca kalkmazsınız, hesap vermezsiniz.
Türk askerinin sınır nöbeti sayesinde mışıl, mışıl uyursunuz kuş tüyü yataklarınızda.
Yollar yapılırken, daha 20 yıl öncesine kadar eylemler yapıp, yollara karşı çıktınız, şimdi o yolları son model araçlarınızla aşındırırsınız değil ama !
Yahu Türkiye’den su gelecek borularla, Lefkoşa sokaklarında eylemler yapıp karşı çıktılar, su geldi şırıl, şırıl suyu kullanırlar.
Pandemi Hastanesi yapılırken yine eyleme durdu bu işgüzarlar, covid döneminde çok işe yaradı bu hastane, orada da tedavi oldular.
Havaalanın da da aynı terane, “istemezük” yan cebime koy.
Türkiye bu ülkeye ne yapacaksa, ilk başta CTP ve havarileri ile federasyoncu, emperyalist bağımlısı sendikalar karşı durdu.
En sonunda da ilk kullanan onlar oldu.
Hani ifade özgürlüğü var ya, basın bağımsızdır diyorlar ve ifadeye pranga vurulamaz diyorlar ya, bende onların bu fikrinden yola çıkarak diyorum ki; “Yahu biraz olsun omurgalı olun” Karşı çıktığınızın arkasında durun da sizi tebrik edeyim !
Yahu bu CTP değil mi, bu UBP-DP-YDP koalisyon hükümetinin gerçekleştirdiği “Belediyeler Reformuna “ karşı çıkan. Belediyelerin en az yarısı tel, tel dökülüyor maaşları dahi ödeyemiyordu. Ne oldu !
O maaş ödeyemeyen, çalışanlarının yatırımını dahi yapamayan belediyeler şimdi kentlerini daha çağdaş ve yaşanabilir hale getirmek için yatırımlar yapıyor.
CTP de dörtlü koalisyonla iktidar oldu, hiç hak etmediği halde, oylarının yarısını kaybetmesine rağmen iktidar oldu, utanmadan, çekinmeden. İktidarlarında ellerini tutan mı vardı ! Neden bu reformu hayata geçirmediler.
Ya diyorum ya, eylem, kaos, karışıklık yaratmak CTP nin en iyi bildiği işlerden. Fraksiyon örgütü gibi çalışıyor.
İşte o sebepten, Bu ülke özgürlüğe adım attığı, rahmetli Denktaş’ın 15 Kasım 1983 deki o muhteşem konuşmasında sözünü ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanında, Rumla birlikte ağlayan bir CTP den bu ülkeye ne hayır gelir, ben hala onu sorgular dururum…