Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Çocuklarına sadece bir bayram armağan etmedi. Atatürk, her yıl çocuklar tarafından kutlanan bu bayramı, “Kemalist düşüncenin” bir parçası olarak Türk halkına hediye etti. 23 Nisan Türk özgürlük hareketinin mihenk taşı olan halk dayanışması ve demokrasinin bir zaferidir.
Aslında Atatürk bu özel günü 23 Nisan 1920 tarihini, Türk toplumunun tarihini şan ve gururla hatırlaması için ve bu harekete sahip çıkması için ilk-orta ve lise öğrencilerine, Türk çocuklarına armağan etti ki, her yıl kutlansın ve bu yüce meclisin vücut bulduğu “Kuvay-i Milliye” gücünün ne olduğunu idrak edebilsin. Dünyada ilk defa böylesine bir halk özgürlük mücadelesinde bir araya gelerek, emperyalist güçlere karşı bir mücadele sergilemiş ve yine dünyada ilk defa böylesine bir devrim hareketi sonrasında diktatörlük değil demokrasi galip gelerek, “Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti” kurulmuştur.
Ne Türkiye’de, ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 23 Nisan ulusal günleri ruhuna uygun kutlanmış değil. Sadece 23 Nisan değil, 29 Ekim, 19 Mayıs, 30 Ağustos, hiç biri Kuvay-i Milliye ruhuna uygun kutlanmıyor. Ama tüm bu ulusal günlerin tamamı Kuvay-i Milliye’nin eseridir.
Okullarda törenler yapılıyor, devlet erkanı bir Atatürk büstüne çelenk bırakıp kısa konuşmalar yapılıyor ama en mühimi o gün resmi tatil oluşu. Çocuklar ise o günü tatil ve çocuk bayramı olarak algılıyor tüm hayatı boyunca.
Tanrı aşkına, o gün okula gelsem ve çocuklara bu günün ana teması nedir diye sorsam sizce kaç çocuk gerçeği doğru ve öz olarak anlatabilir !
Kaç çocuk bu özgürlük hareketinin başlangıç komutunun burada verildiği gün olarak analatabiliir !
Hangi öğretmen öğrencilerine bugünün Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, arkalarına Anadolu halkını alarak, emperyalist saldırganlara karşı ölümüne verilen bir mücadele olduğunu anlatabilmiştir !
Bu ülkedeki federasyoncu ve emperyalist mandacı iki öğretmen sendikası üyelerinin yetiştirdiği çocuklardan kaçının bugünün gerçek önemini algılamalarını beklersiniz.
23 Nisan’ın kutlanmasını bile istemiyorlar bana sorsanız, neden mi !
Yanıtı çok basit, çünkü bunlar özgürlük ve bağımsızlıktan yana değiller, Rum seviciliği federasyon, kanlarına işlemiş bunların. Bugünün anlam ve önemini öğrencileriyle kutlamak yerine 1 mayıs işçi bayramı için güneydeki yandaşlarıyla dayanışma içine giren bu eğitim sendikaları şimdiden 1 mayıs’ın planlarını yapıyor ve sosyal medyada paylaşıyorlar.
Oysa bugün 23 Nisan, Türk özgürlük hareketinin halk katılımının kabul gördüğü en demokratik birlikteliğin 106. Yıl dönümü.
Bu eğitim sendikaları Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, Anadolu’yu işgal eden emperyalistlerin uşağı Bizans kırması, Helen artığı Yunan askerleriyle savaştığı ırkın ada’da vücut bulmuş kırık soyları Rumlarla işbirliğini tercih ediyorlar. Her fırsatta Rum yandaşlarıyla istişare içinde Anavatan Türkiye’ye işgalci demekten de kendilerini alamıyorlar. Şimdi siz böyle zihniyete sahip sendika üyesi öğretmenlerin nasıl bir gençlik yetiştirdiğini tahmin edebiliyor musunuz !
Çok değil 11 yıl evvel de bu eğitim sendikalarından KTÖS’ün aşağılık pkk kadın militanlarının kitap tanıtımını kendi lokallerinde yaptığını biliyor musunuız !
Atatürk ilke ve devrimleri yerine, CIA beslemesi ayrılıkçı terör örgütlerine yandaşlık yapan böyle sendikalardan bu ülkeye nasıl bir hayır gelir !
Bu tür sendikalardan kaçı, ambargo ve izolasyonlara maruz kalmamıza karşın, Birleşmiş Milletlere, Avrupa Birliğine, Rum’a tepki olarak sokaklarda yürüyüş yaptı !
Ha haklarını yemeyelim bu eğitim sendikalarının, Türkiye’ye karşı “seni istemiyoruz defol” diye yürüyüş yapıp T.C elçiliği önüne gidip eylem yaptıklarını biliyoruz.
Yani kısaca anlayacağınız, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurtuluş hareketi burada bitmedi hala daha devam ediyor içimizdeki hainlerle. Ne zaman okullarımız bu zihniyetten temizlenir, çocuklarımız ancak o zaman umut veren bir geleceğe kucak açarlar ve bizler de haykırarak, “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyebiliriz.
Yaşasın 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 30 Ağustoslar ve 29 Ekimler…