Meclisteki olaylar “Hayat Pahalılığı Ödeneği” kısılması veya dondurulması meselesini aştı, CTP’nin pişmiş aşa su katarak iktidar olma planlarına ulaştı.
Mecliste nisabı sağlamaya gelmeyen CTP’li vekiller, sendikal eylemde son üç gündür meclisten çıkmaz oldular. Hatta daha da ileriye gideyim, sendika eylemcilerinde akıl hocalığına soyundular.
Polisin önüne geçen bazı CTP’li vekiller eylemcilerin içeriye yani meclise girerek huzur bozmalarına neden oldu. Huzur bozma derken kimse yanlış anlamasın bu Cumhuriyet Meclisi’nin de yasalarla koruma altına alındığının bilinmesi gerekir.
Anayasanın 80. Maddesinin 1. ve 2. Fıkralarında bu net olarak belirtilmiştir. Öyle eylemcilerin dediği gibi burası “halkın yeridir, bizi engelleyemezsiniz, istediğimiz zaman girer çıkarız”.
Yok işte o iş öyle değil. Her şeyin bir adab-ı muaşereti vardır, hatta bu yasalarla da sınırlandırılmış ve korunmuştur, öyle eşkiya gibi kimse meclise han kapısı gibi girip çıkamaz.
Meclisin duvarlarını yıkıp, demirleri yerinden çıkararak, kamu araçlarını ve polisleri taşlayarak, etrafa zarar vererek, “Eşkiya “ gibi meclise girilmez. Evet eşkiya gibi diyorum, çünkü üç gündür görüntülerde olan şeylerden bahsediyorum. Oysa medeni bir şekilde davranan insanlara kimse bir şey demez hatta engel olmaz. Düzgün davranan kimse de üstüne alınmaz bu eşkiya kelimesinden.
CTP’li vekil Doğuş Derya da, tutmuş kolundan yandaş basıncısını (kusura bakmayın basıncı tabirini kullanıyorum, çünkü tarafsız medya değil) polislere adeta ders verir gibi haykırıyor, “ben vekilim beni engelleyemezsiniz”.
Diyerek, kolundan tuttuğu basıncısını polislerin arasından içeriye sokuyor.
Sen eğer seni tanımayan polise dönüp “ben vekilim” diyorsan demek ki, vekil ağırlığında bir tavır sergilemediğindendir.
Ne demiş atalarımız (Türk atasözü); “ağır ol da molla desinler” diye tabir ederler.
Ya düşünebiliyor musunuz, dezenformasyonu çok iyi çeviriyor bu CTP’li vekiller, kendine yandaş basıncıyı içeri almak için büyük çaba harcıyor, istediği haberi yaptırıyor, sonra da çıkıyorlar sözde “özgür basın” diye halka yutturuyorlar. Yine atalarımız buna uygun bir söz söylemiş; “ hayvan terli yemez”. Anlayan anladı, fazla açmaya da gerek yok zaten arif olan anlıyor.
Bu arada meclisi de takip etmeyi ihmal etmedik tabi, genel kuruldan bahsediyorum. Gerek iktidar, gerek se de muhalefet vekilleri çıkıp konuşma yapıyorlar ama her nedense iktidar vekillerinin konuşmaları devamlı CTP’li vekiller tarafından kesiliyor.
Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’nu dinliyordum ama yine konuşmaları kesilmek istendi. Bakan Amcaoğlu, ısrarla CTP’li vekil Asım Akansoy’un ismini çağırarak “Asım bey konuşmamı kesme” diye ikaz etmesine rağmen dinleyen olmadı. Nedense, muhalefet vekilleri konuşurken kesilmeyen, müdahale edilmeyen meclis oturumları hep de iktidar vekilleri konuşurken sıklıkla ihlal edildiğini gördük, şahit olduk.
Hatta bir diğer CTP’li vekil Doğuş Derya konuşurken, “hah şimdi müdahale eder iktidar vekilleri” dememe rağmen kimse itiraz dahi etmedi, şaşırdım.
Neydi o konuşmada benim dahi kabullenemediğim,
Doğuş Derya konuşmasında, savaştan kaynaklanan ekonomik krizin yarattığı olumsuzluklara değinirken adeta Rum lider Hristodulidis’i övdü.
Neymiş efendim, Hristodulidis bu krizde ekonomik olumsuzlukları halka yansıtmamak için, çeşitli önlemler almış, krizin faturasını halka ödetmemiş ve daha bir sürü şeyler.
Ben iktidar vekillerinde şunu beklerdim, yahu sen Avrupa Birliği’nin himayesinde devlet olan, istediğin yere ihracat yapabilen, istediğin yere uçabilen, zengin cruise gemilerinin yanaşarak Euro’ları aktardığı bir devletle, Rum’un 50 yıldır uyguladığı haksız ve acımasız ambargolarla yaşama mücadelesi veren, ihracat yapamayan, Türkiye’den başka bir yere uçamayan KKTC’ni bir tutup bana Rum’u mu örnek gösteriyorsun, sorusunu !
Pesi, vallahi pes doğrusu.
KKTC’ nin ulusal milli günlerinde, Türkiye’den gelen gösteri uçakları Türk Yıldızları’nın çıkardığı sesten rahatsız olup Akıncılar köyünün (Luricina) üstünden alçak uçuş yapan Fransız uçaklarına ses çıkarmayan Doğuş Derya nerede yaşar çok merak ederim.
Kısaca, bu üç gündür meclis yerleşkesinde devam eden eylem açıkça muhalefet partisi CTP’nin iktidar olabilme egsersizlerine dönüştü adeta. Bir tarafta meclis oturumlarında ağır hakaretlerle tahriklerini sürdürürken, diğer tarafta da sendikal eylemcilerle koltuk dirseğinde temaslarına devam edip, eylem stratejisinde akıl hocalığına devam ediyorlar.
Ya bu muhalefet partisinde hiç mi aklı selim biri yok ! Yarın siz iktidara gelseniz ayn ekonomik sorunlarla boğuşacaksınız. Geçmişte iktidarınızda sizin de bakanlığınız basıldı, biber gazı kullanıldı, hiç mi ders almadınız da grev kışkırtıcılığına soyunursunuz, el insaf deyin artık…